Antik Yollardan Osmanlı Arastasına, Osmanlı Çarşısından Cumhuriyet Ekonomisine İskilip'in Üretim ve Ticaret Hafızası
İlk kaynak taramasında dahi İskilip’in yalnızca tarım yapılan küçük bir yerleşim olmadığı; özellikle Osmanlı döneminde çarşısı, hanları, tabakhaneleri, değirmenleri, pazarı ve ticari kurumlarıyla bölgesel bir üretim ve ticaret merkezi olduğu görülüyor.
Çalışmayı üç ana dönemde ele almak doğru olacaktır:
İskilip’in Osmanlı öncesi ticaret hayatına ilişkin doğrudan dükkân, pazar ve üretim kayıtları henüz sınırlıdır. Bu nedenle bu dönem hakkında kesin hükümler vermeden arkeolojik bulgular, antik yollar ve coğrafi konum birlikte değerlendirilmelidir.
Akademik araştırmalar İskilip’i Paflagonya bölgesinin önemli yerleşimlerinden biri olarak değerlendirmekte; kale çevresindeki kaya mezarlarını Geç Helenistik–Roma dönemine tarihlendirmektedir. Bu durum, İskilip’in basit bir kırsal yerleşimden çok, yönetici veya varlıklı kesimlerin bulunduğu önemli bir merkez olduğunu düşündürmektedir.
İç Anadolu ile Karadeniz arasındaki geçiş bölgesinde bulunması.
Kızılırmak havzasına yakınlığı ile su ve vadi ticaret avantajı.
Tosya, Kastamonu, Sinop, Osmancık, Çorum ve Çankırı yönlerine açılan kilit yollar.
Savunmaya uygun kale yerleşimine sahip olması ve konaklama merkezi konumu.
Bu durum, ticaret yollarını kontrol eden veya bu yollar üzerinde konaklama ve değişim merkezi olan bir yerleşim olabileceğini göstermektedir. Bu, mevcut coğrafi ve arkeolojik verilerden çıkardığımız bir ön değerlendirmedir; antik yol haritaları ve kazı sonuçlarıyla ayrıca ispatlanması gerekir. İskilip’in bugün de İç Anadolu ile Karadeniz iklim ve coğrafya bölgelerinin geçişinde bulunduğu resmî kaynaklarda belirtilmektedir.
İskilip çevresinde tuz, linyit, kurşun, kireç taşı ve başka yer altı kaynaklarının bulunduğu; bazı bölgelerde yemeklik tuz üretiminin sürdüğü resmî kayıtlarda yer almaktadır. Ancak tuzun antik dönemde İskilip ticaretindeki payı, ayrı belge ve arkeolojik kanıtlarla araştırılmalıdır.
İskilip Kaymakamlığının aktardığı Vital Cuinet kayıtları ile 1890 tarihli Kastamonu Vilayet Salnamesi’ne göre İskilip’teki ticari birimlerin dökümü şu şekildedir:
| Ticari veya Üretim Birimi | Sayı / Adet |
|---|---|
| Dükkân | 510 |
| Tabakhane | 18 |
| Değirmen | 63 |
| Han | 2 |
| Pazar | 1 |
| Hamam | 4–5 |
| Fırın | 6 |
| Kahvehane | 10 |
| Salhane | 1 |
İlçede ayrıca Ziraat Bankası Şubesi, Ticaret ve Ziraat Odası, Ambar Eminliği, Orman Memurluğu, Reji Memurluğu ve Tuzla Memurluğu gibi doğrudan ekonomik hayatla ilişkili kurumlar vardı.
Bu bilgiler son derece önemlidir. Çünkü 510 dükkân, o dönemin şartlarında İskilip’in yalnızca kendi nüfusuna hizmet eden küçük bir ilçe çarşısı olmadığını düşündürmektedir. Çevredeki 115 köyün yanı sıra Bayat, Uğurludağ, Kargı, Tosya, Osmancık, Çorum ve Çankırı yönlerinden gelen ticari hareketin de İskilip çarşısını beslemiş olması kuvvetle muhtemeldir.
On sekiz tabakhanenin bulunması, hayvancılığa dayalı güçlü bir deri işleme sektörünü göstermektedir. Derinin yalnızca ham olarak satılmadığı; işlenerek ayakkabı, koşum takımı, çizme, çarık, kemer ve benzeri ürünlere dönüştürüldüğü düşünülebilir.
Altmış üç değirmen, İskilip’in önemli miktarda tahıl işlediğini göstermektedir. Bu değirmenlerin yalnızca şehir merkezine değil, çevre köylere de hizmet verdiği anlaşılmaktadır.
İki hanın ve büyük bir pazarın bulunması, şehir dışından tüccarların ve üreticilerin geldiğine işaret eder. Hanlar, kervanların ve hayvanlı taşımacılığın konaklama merkezleriydi.
İskilip’in ormanlık alanlara yakınlığı marangozluk, kereste, yapı malzemesi, araba ve tarım aletleri üretimini desteklemiş olmalıdır. Salnamede orman memurluğunun bulunması da orman ürünlerinin ekonomik değerini göstermektedir.
Tuzla memurluğunun varlığı, tuz üretimi veya dağıtımının devlet tarafından takip edilen ekonomik bir faaliyet olduğunu göstermektedir.
İskilip’te esnafın birlikte dua etmesi, meslek gruplarının çarşıda belirli bölgelerde toplanması ve Arife duası geleneğinin günümüze kadar sürmesi, Ahilik ve lonca kültürünün toplumsal izlerinin devam ettiğini göstermektedir.
Cumhuriyet döneminde İskilip’in geleneksel üretim yapısı tamamen ortadan kalkmamış; ancak ekonomik merkez olma gücü zaman içerisinde zayıflamıştır.
İlçede ayakkabı üretiminin ihracata kadar ulaştığı, un ve yem fabrikalarıyla küçük sanayi sitesinin faaliyet gösterdiği de kaydedilmektedir. Bu resmî sayfadaki bazı sayısal bilgiler eski tarihli olduğundan güncel ekonomik durum için yeniden doğrulanmalıdır.
Yani İskilip’in üretim kültürü kaybolmamış, fakat büyük ölçüde küçük işletme ve aile üretimi seviyesinde kalmıştır.
Bu konuda henüz kesin hüküm vermemek gerekir. Ancak araştırılması gereken başlıca ihtimaller şunlardır:
"İskilip, Osmanlı döneminde çevresindeki köylerin ve komşu yerleşimlerin üretimini toplayan; deri, tahıl, hayvancılık, ormancılık ve el sanatlarını işleyerek pazarlayan güçlü bir bölgesel ticaret merkeziydi. Cumhuriyet döneminde üretim geleneğini korumasına rağmen ulaşım, sanayileşme, göç ve pazar bağlantılarındaki değişim nedeniyle bölgesel merkez olma gücünü zamanla kaybetti."